Antalya’nın tatil için Alanya en çok tercih edilen tatil bölgelerinin başında gelir. Sadece doğal güzellikleri ile değil tarihi yapılarıyla da göz dolduran Alanya’da birçok gezilecek yer var.

Alanya’da eğer tatil yapıyorsanız klasik bir tatilden çok farklı zaman geçirebilirsiniz. Gezmeyi seven tatilcilerdenseniz eğer Alanya’da gezilecek yerler listemize göz atmalısınız. Alanya Kalesi ve Damlataş Mağarasını listede en üste koyabilirsiniz.

Alanyada Gezilecek Yerler Listesi

Alanya kalesi: Alanya Kalesi, Alanya’nın simgesi haline gelmiştir. Geçmişi yüzlerce yıllığa dayanan kaleyi gezmeden Alanya’dan dönmemelisiniz.

Damlataş mağarası: Damlataş mağarası, Antalya’da bulunur. Yerli ve yabancı turistlerin tatillerinde oldukça yoğun ilgi görmektedir.




Damlataş mağarası, Alanya’nın içerisinde bulunur. Vapur iskeleti inşaatında 1948 yılında kullanılan bir taş ocağı olarak kullanılıyordu. Şu anki yerinde bu bilgiye dinamit patlaması sonucunda ulaşılmıştır. İlk olarak Damlataş mağarası ile ilgili araştırmayı yapan Galip Dere’dir. Ortalığa II. Dünya Savaşı döneminde atılan gaz bombalarından korunmak isteyen astım hastası Almanlar, burada şifa bulurmuş. Galip Dere bu haberi okuduktan sonra mağarayı sağlık incelemelerinden geçirmiş. Mağaranın sonunda astıma iyi geldiği tespitinde bulunmuştur.

İnsanı, göz kamaştırıcı sütunları küçük bir gezegende hissettiriyor. Sizi, başka bir gezegende yaşanmış bir hayata tanık olmak fazlasıyla derinlere götürecek. Kalbinizde her adımda yoğunlaşan heyecanı hissedeceksiniz. Damlataş mağarası, Antalya’nın tarihi yerlerinden en çok etkileyenler arasındadır ve sizi kendi yaşadığınız tarihten bir süre tamamen koparıp farklı bir yaşam alanına sürükleyecektir.

Alara kalesi: Alara Kalesi, Türk mimarisinin en güzel örneklerinden biridir. Alanya-Antalya üzerinde bulunur.

Sinek kalesi: Bu tarihi yapı Eliseki Köyü’nde bulunur ve muhteşem bir manzaraya sahiptir. Binlerce turistin her yıl ziyaret ettiği Sinek Kalesi’ni siz de gezmelisiniz.

Kızıl kule: Kızıl Kule, Alanya’nın merkezinde bulunur. Bölgenin en görkemli yapılarından biridir. Günümüze 1200’lü yıllardan kalan kule 33 m yüksekliğe sahip ve Alanya’nın simgelerinden biri olmuş durumdadır.

Alanya Müzesi: Romalılar, Yunanlılar, Bizanslılar ve Lidyalılar başta olmak üzere birçok medeniyetten kalan tarihi eserler Alanya Müzesi’nde sergilenir. Herakles Heykeli dünyaca ünlüdür ve buna da ev sahipliği eder. Arkeoloji ve etnoloji olmak üzere müze 2 bölümden oluşur.

Antik kentler: Alanya’da, binlerce yıllık bir tarihin üzerinde yükselen bir antik kent bulunur. En önemlileri ise; Selinus Antik Kenti, İotape, Syedra Antik Kenti ve Hamaksia Antik Kenti’dir. Bu antik kentleri gezerek Alanya’da tarihi yolculuğa çıkabilirsiniz.

Sapadere Kanyonu: Doğal güzellikleri ile Alanya görülmesi gereken birçok yere sahiptir. Bu güzelliklerden biri de Sapadere Kanyonu’dur. Kanyon, Sapadere Köyü’nde bulunur ve 750 m uzunluğu vardır, derinliği yer yer 40 m’dir. Alanya Merkez’e Sapadere Kanyonu 40 km uzaklıkta yer alır.

Mağaralar: Dünyaca ünlü mağaralara da Alanya ev sahipliği eder. Dim mağarası, Damlataş mağarası, Çimeniçi mağarası ve Aşıklar mağarası Alanya’da gezmeniz gereken doğa harikası yerlerdendir.

Plajlar: Alanya, Akdeniz’in en canlı turizm merkezlerinden biridir. hemen kent merkezinde yer alan ve kilometrelerce uzanan kumsallara sahiptir. Uzunluğu 2 km olup Mavi bayraklı Cleopatra Plajı, dünyaca ünlü ve yine mavi bayrağa sahip, Damlataş Plajı, incecik kumsala sahiptir. Sakinliği ile Alanya Doğu Plajı size huzur verecektir. Alanya’da görmenizi önerdiğimiz plajların başında Ulaş Plajı gelir.

Yaylalar: Alanya’nın eğer yakıcı sıcağından biraz uzaklaşmak ve yemyeşil bir doğaya karışmak isterseniz Alanya yaylalarını gezebilirsiniz. Gökbel Yaylası, Dereköy Yaylası ve Gevedet Yaylası en ünlü yaylalardır.

Alanya Doğu Plajı

Doğu Plajı, Antalya’nın Alanya ilçesinde bulunur. Umduğunuzdan daha fazla keyfi size verecek kadar iddialı bir plajdır. Plajı, Alanya Yarımaadası’ndan başlayıp Gazipaşa’ya kadar uzanır. Alaaddin keykubat tarafından 1226 yılında Alanya fethedildiğinden dolayı Keykubat plajı olarak da bilinir.

O kadar serinletici bir deniz suyu vardır ki sıcağın altında kendinizi bu sulara bıraktığınızda büyük bir huzur kaplayacaktır içinizi. Aniden Cleopatra Plajı gibi derinleşmediği için özellikle de çocuklar açısından oldukça uygundur. Hem deniz de hem de plajda aktiviteler yapılarak keyfinize keyif katacaktır. Alanya Doğu Plajı’nın sularına kendinizi bırakın, stresinizin tümünü atmanıza yardımcı olsun.




Koru Sahili Doğal Havuzlar Koyu

Keyifli ve uzun bir tatil imkanını Alanya-Gazipaşa’nın çevresinde bulunan doğal güzellikler ve tarihi sunar. Gazipaşa’nın sınırları içerisinde yer alan mağaralar, plajlar ve antik şehirlerin birleşimi büyük bir huzurun yanında keyifte verir.

Sizlere bu sayfamızda Koru Sahili Doğal Havuzlar Koyu’ndan söz edeceğiz. Gazipaşa’nın harika köşeleri arasındaki Koru Sahili Doğal Havuzlar Koyu’nda birbirinden güzel havuzlar ve ilginç oluşumlu kayalarda vakit geçirmek tatilinizin en unutulmaz anlarını sizlere yaşatır. En iyi bu koyun tadını mayıs, haziran, eylül aylarında çıkarırsınız. Berraklığı ile özellikle sabah saatlerinde göz doldurur. Kendinizi sanki akvaryumdaymış gibi hissedersiniz.

Alanya Feneri: Antalya’nın turizm başkenti olarak nitelendirilen Antalya’nın Alanya ilçesi, birçoğumuz tarafından artık keşfedildi bile. Özgünlüğünü şimdilerde beton binalarla yitirmeye başlayan Alanya, yine de sahip olduğu tarihi zenginlikleri, kumsalları ve tarihi güzellikleri ile Akdeniz’in incisi olmaya devam ediyor.

Alanya Kalesi’ni Alanya’ya gelenler kenti simgelediğini fark ediyor. Alanya Kalesi, heybetli görüntüsü ile hayranlık uyandırıyor. Sarp ve dik merdivenleri ile başlangıçta ulaşılamazmış gibi gelir. Kalenin zirvesine çıktığınızda da tüm Akdeniz ve Alanya ayaklarınızın altında kalır. Çok az kişi tarafından fark edilen, kalenin surları ve ağaçları arasında kalmış küçük bir deniz feneri; Alanya feneri Alanya Kalesi’nin içerisinde yer alır.

Yüksekliğinin 209 m olması nedeni ile Alanya Feneri, Türkiye’nin en yüksekte konumlanan Alanya Feneri, Türkiye’nin en yüksekte konumlanan deniz feneri olma özelliğini taşıyor. Alanya Feneri, kalenin bir parçasıdır ve 1880 yılında inşa edilmiştir. Işıldak kısmının Akdeniz’den bakıldığında rahatlıkla görülebildiği Alanya Feneri, çakan ışığı ile 18 saniyede bir 100 yılı aşkın süredir aydınlatıyor.

Alanya’ya yolunuz düştüğünde hem Alanya Kalesi’ni görebilir hem de kalenin içinde bulunan Alanya Fenerini mutlaka görmelisiniz.

Hamaksia Antik kenti

Antalya yaz tatili bölgesi olmasının yanı sıra tarihi kalıntıları ile de ünlüdür. Hamaksia Antik Kenti de Alanya ilçesinde bulunur.

6 km Alanya’ya uzaklıkta olan bu antik kent, Sinek Kalesi olarak da bilinir. Kerestenin ilk dönemlerinde bol olması ile birlikte meşhur olmakla birlikte en üst noktada bulunan kule, Helenistik dönem özelliklerini taşır.

Havuz, antik çeşme, oturma sıraları ve nekropolü önemli kalıntılar arasında yer alır. Görülmeye değerdir hepsi ve günümüze dek gelebilmiştir. Bizans ve Roma döneminden Hamaksia Antik Kenti’nin en önemli kalıntıları kalmıştır. Denizin ve güneşin tadını tatilde çıkarırken farklı anlar yaşamak isterseniz Hamaksia Kenti kalıntıları ile birlikte sizleri bekliyor.

Alara Kalesi: Alara Kalesi, Antalya-Alanya’da bulunur. 1232 yılına Alara Kalesi’nin tarihi dayanır. Alaaddin Keykubat tarafından 1231 yılında Alanya’nın fethinden hemen sonra yaptırılmıştır.

Oldukça kolay ulaşımı vardır. 37 km alanya-Antalya yolu üzerinden gittikten sonra ulaşabilirsiniz. Görüntüsü hakikaten görkemlidir. 200 metreden 500 metreye kadar çıkan tepenin üzerine konumlandırılmıştır. Türk yapı sanatının en güzel örneklerinden biridir ve yanı sıra tarihi turistik bir gezi alanıdır.

 

Alanya arkeoloji müzesi: Alanya arkeoloji müzesi iki bölümden oluşur. Etnografik ve arkeolojik eserler sergilenmektedir. Herakles’in bu önemli eser heykelidir.

Damlataş plajı: Damlataş plajı Alanya’nın eşsiz plajlarından biridir. Yazı geçirebileceğiniz bölgelerden biridir.

Damlataş plajı, mavi bayraklı plajar arasında olmanın hakkını verir. İnsanın içinde temiz suyu ve sarı kumlarıyla farklı bir heyecan yaratır.

Gerçekten burada tatil yapmak sizin için bir ayrıclaıktır. Hala Antalya’nın incilerinden biri olma özelliğini kaybetmemiş ve binlerce turiste her yıl ev sahipliği yapmaktadır. Denizin dibindeki balıkları seyrederken, Damlataş plajı’nda yüzerken, kendinizi farklı bir dünyada hissedeceksiniz. Size yüzerken arkadaşlık edecek olan balıkların hayretle ve büyük bir keyifle hareketini seyredeceksiniz. Kelopatra Plajı da Damlataş Plajı’nın bittiği noktada başlar ve kendini size hayran bırakacak bir başka plajdır.

Portakal plajı: Masmavi Akdeniz sularının incecik ve altın sarısı kumlarla buluştuğu Portakal plajı, doğa harikası bir plajdır. Neredeyse Akdeniz bölgesindeki plajların tümü gibi Portakal plajı da mavi bayrağa sahiptir.

Yine Alanya’da bulunan Keykubat Plajı’nın Portakal plajı devamı niteliğindedir. Oba çayının denize döküldüğü yer, Portakal plajının başlangıç noktasıdır, sonu ise Dim çayının denize döküldüğü yerdir.

Akdeniz, Portakal Plajı’nın önünde uçsuz bucaksız, masmavi ve tertemiz yer alır, heybetli ve yemyeşil çam ormanlarıyla plajın arka fonunda Toros Dağları vardır. zaman zaman Portakal plajının 60-70 metreyi bulan denize doğru sığ bir kumsal şeridi vardır. Çoğu yerde denizin dibi kumluktur. Fakat ara ara sertleşmiş kum kayalarına da rastlanabilmektedir. Aperatif yiyecek ve içecek satan, özel işletmelere ait büfe ve kafeteryalardan Portakal plajında faydalanılmaktadır.

Cleopatra plajı: Cleopatra plajı, Antalya Alanya sınırları içerisinde bulunur ve 2 metreyi bulan uzunluğu vardır. Alanya’daki Mısır Kraliçesi Cleopatra’nın bu plaja uğrayıp yüzdüğü için bu ismi plaj almıştır. Hatta celopatra’nın bu denize inmek için bir tüneli olduğu da söylenir.

Altın renkli kumlarının yanı sıra sahil ve denizinin çekici olması da bu plajı özel kılmaktadır. 8-10 metreye kadar denizi sığdır ve mavi bayraklı plajlardan sadece bir tanesidir. Doyasıya tatilin tadını çıkarabileceğiniz bu plajda kendinizi krallar ve kraliçeler gibi hissedeceksiniz. Bu plaj Damlataş Plajı ile yan yanadır. Kesinlikle bu güzel plajı tercih ettiğiniz için pişman olmayacaksınız.

Syedra antik kenti: Syedra antik kenti, Alanya’nın tarihi dokularından biridir ve 18 km ilçe merkezine uzaklıkta olup, Sekü Köyü sınırları içerisinde bulunmaktadır.

Girişi batıda kalan anıtsal kapıdan yaptığınızda, gezinizi kentin zirvesine kadar devam ettirebilirsiniz. Bu antik kent tahminlere göre; Roma dönemindeki kentlerin en önemlileri arasındadır. Arazisi engebeli olsa da tırmanışlar sizi yormayacaktır.

Zemininde bulunan mozaik kalıntılarla burada göreceğiniz Roma Banyosu sizi şaşırtmayacaktır. Karşınıza Roma banyosunun batısında çıkacak olan Sütunlu Cadde, dikkatinizi çekebilecek bir diğer alandır. Bu caddeye ulaştıktan sonra sizi görünen manzara esir alacaktır.

Fazlasıyla Alanya tatilinizde tarihi yer görebilme şansını da yakalayacaksınız. Bu fırsatı kaçırmayın.

İotepe: İotepe; doğayla tarihin buluştuğu bir noktadır. Antalya’nın Alanya ilçesine yakındır.

Alanya’nın bölge 33 km doğusunda yer alır. İotepe, Akdeniz kıyısında bir Kilikya kentidir. Kommagene Kralı olan 4. Antiochus’un karısından adını alır. Bizans dönemine buradaki kalıntıların çoğu aittir. Görebileceğiniz kalıntılar arasında Akropol, ortaçağ kalesi, anıtsal mezarlar, nekropolis ve tapınak vardır.

Burada antik kenti gezerken doğanın güzelliğine de aynı zamanda şahit olacak ve büyük bir keyifle gezinizi yapacaksınız. İotepe sahil kıyısında isterseniz kamp yapabilir ya da tatilinizi dilediğiniz kadar yapabilirsiniz.

Alanya kalesi: Alanya Kalesi, Kandeleri adıyla da bilinir ayrıca Alanya’nın simgelerinden biridir. Helenistik döneme kadar tarihi dayanır ve 250 meterye kadar denizden yükselebilen bir yarımada yer alır. Kale, 13. yüzyıl Selçuklu eseridir, turistik bir gezi alanıdır.

Tekrar Alaaddin Keykubat tarafından inşa edilen bu tarihi yerin 83 kulesi ve 10 burcu bulunmaktadır. Ayrıca bu bölgede Alaaddin Keykubat sarayını yaptırmıştır. Günümüze 400’e yakın sarnıçtan sadece birkaçı gelmiştir. Kentin su ihtiyacını karşılamak üzere sarnıçlar yapılmıştır. Aynı zamanda burada içkale de bulunmaktadır. Yolu Antalya’ya düşenleirn uğramadan gitmediği Alanya Kalesi şimdi sizleri beklemektedir. Bu kale, Ehmedek’ten İçkale’ye Tersane’ye dek uzanan tarihi yapısı ile sizin görmeyi istediğiniz kadar görülmeyi beklemektedir.

Alanya müzesi: Alanya müzesi, 1967 yılında yapılmıştır ve iki bölümden oluşmaktadır. Müze, arkeoloji ve etnoloji bölümünden oluşmaktadır. Bünyesinde birçok değerli eseri bulundurmaktadır.

Romalılar, Lidyalılar, Bizanslılar ve Yunanlılar başta olmak üzere birçok medeniyetten kalma tarihi eser sergilenmektedir. Anadolu’nun değişik yerlerinden getirilen tarihi eserleriyle zenginliğini Alanya müzesi arttırmıştır ve birçok esere adeta paha biçilememektedir. Hrakles’in bronzdan yapılan heykeli, arkeoloji bölümünün en önemli yapıtıdır. 1967 yılında yine heykel Alanya’da bulunmuştur.

Etnografya bölümünde de ilahlar, el işleri, kadın erkek elbiseleri, mızraklarla zengin eserlere sahiptir. Yaz turizminde Antalya’nın önemli bir yeri olması ve tatil için seçilmesinin en güzel yanı, burada gezilebilecek antik kentleri, tarihi yapıları ve müzeleri görmektir. Zengin içeriği ile Alanya müzesi hem sizi şaşırtacak hem de bilgilendirecek keyifli zamanlar geçirmenizi sağlayacaktır.

Cebel-i Reis dağı: Gözüküçüklü köyü ve Mahmutlar Kasabası’nın kuzey sınırı oluşturup, bir set şeklinde doğudan batıya uzanır. Denize en yakın ve yüksek Orta Akdeniz’de dağ olan Cebel-i Reis dağı, 1650 m rakıma sahiptir.

1500 m dağın doğu kısmında yüksekliği olan Ladin Tepesi bulunur. Batı tarafında da yaylalı köyü ve Dim çayı yer alır. Kuzey tarafında da Dim vadisi kalır. İlk 100 metresi dağın oldukça geniş bir ormanlık alana sahiptir ve ulaşım buraya bir araçla sağlanabilir. Fakat tırmanmak bu noktadan sonra oldukça güçtür. Zira Cebel-i Resi dağ son derece dik bir yapıya sahiptir.

Cebel-i Reis dağı iğne yapraklı ağaçların ve fundalıkların yoğun olduğu bir yerdir. Bu dağın 1600. metresinde çok iyi korunmuş bir meşe korusu vardır. Dim Yaban Hayatı Koruma Sahası içerisinde dağın tüm alanları yer alır. Yani Cebel-i Reis dağı yasal avlanmak için oldukça önemlidir. Laertes Antik kenti dağın güney eteklerinde bulunur. Birkaç bina kalıntısına da zirvede rastlanır.

Oldukça doğa sporu için uygun bir yapıya sahip olan Cebel-i Reis Dağı’nı mutlaka görmeniz gerekir. Şimdiden iyi tatiller.

Yalan dünya mağarası: Yalan dünya mağarası, Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde bulunur ve Akdeniz’in ilgi çekici yerlerinden biridir.

Önemini turizm açısından arttırmak için yapılan çalışmalar mağaraya olan ilgiyi iki kat arttırmıştır. Karşınıza; oluşan dikit ve sarkıtlar, oyuklar, odacıklar ve tüneller geziniz sırasında çıkacak ve ilginizi çekecektir.

Yalan dünya mağarası sürprizlerle doludur ve mutlaka görmeniz gerekir. Burayı leşfetmek, ihtişamlı görüntüsü altında keyifli anlar yaşamanızı sağlayacaktır.

Aşıklar mağarası: Aşıklar mağarası, Alanya’nın değişik bir yüzünü oluşturan mağaralardan biridir. iki girişe sahip bu mağara tarihi yarımadada bulunur.

Fakat kayalara tırmandıktan sonra içine girebilirsiniz. Uzunluğu 75 m olmakla birlikte tavanı alçak olduğundan dolayı belli bölümlerinde eğilerek yürünmektedir.

Bu mağaraya antik çağda korsanların esir kızları sakladığı söylenmektedir. Aşıklar mağarası, başka bir rivayete göre kimseye görünmeden baş başa kalmak isteyenlerin uğrak yeri olmasından dolayı adını almıştır. Bu mağaranın girişine tırmanıp 8 m yüksekliğindeki denize atlayıp, hızlı bir serinleme yaşayabilirsiniz.

Dim çayı: Alanya’nın etkileyici yerlerinden birinde hem yeşillikler arasında doğrayı seyre dalmak hem de mükemmel lezzetler tatmak istemez misiniz?

O halde mutlaka Alanya’nın Akçatı Köyü’nde bulunan Dim çayına gitmelisiniz. 15 km ilçe merkezine uzaklıktaki Dim çayı, restoranlarıyla, piknik alanlarıyla ve pansiyonlarıyla kesinlikle muhteşem bir noktadır. Buradaki göl kıyısında bulunan teras veya ahşap platformdaki masalardan birinde yemeklerinizi yiyip, daha sonra uykunuz gelince de localarında mis gibi bir havada temiz bir uyku çekebilirsiniz.

Dim çayı, Akdeniz’in en huzur verici yerlerinden biridir. İstediğiniz kadar sizi dinlendirmeye hazırdır. Çayın serin sularında uyandığınızda yüzerek kendinize gelebilirsiniz. Çayın üst kısımlarında da rafting yapabilirsiniz. Sessiz bir ortamda hem doğanın sesini dinleyip hem de yeni heyecanlar yaşayabileceğiniz Dim Çayı’nda zamanın nasıl geçtiğinin farkına varmayacaksınız.

Sinek kalesi: Deniz, kum ve güneş üçlüsünde Alanya tatilinizde yer alıp yalnızca serin sularda yüzüp, incecik kumsalda güneşlenerek tüm yılın yorgunluğunu üzerinizden atacaksınız.

Damlataş Plajı, Cleopatra Plajı ve Ulaş Plajı gibi birbirinden güzel plajlardan birini tercih edip harika sularda serinleyerek gününüzü geçirebilirsiniz. Doğal ve tarihi güzellikleri görerek tatilinize devam etmek isterseniz de tabi ki Sinek kalesi de var.

Yıl içerisinde Sinek kalesi birçok turist tarafından ziyaret edilmektedir. Ulaş plajını geçtikten sonra sağdan Eliseki Köyü’nde olan Sinek Kalesi’ne toprak bir yoldan çıkılır. Aracınızın altı eğer alçaksa yürüyerek çıkmayı tercih edebilirsiniz. Muazzam bir şekilde köyün tepesinde bulunan kalenin etrafında herhangi bir arkeolojik kazı yapılmamıştır. Manzarası muhteşemdir ve bu noktadan Alanya harika görünmektedir. Kalenin manzarasında yol boyunca yaşadığınız tüm yorgunluğu üzerinizden bir anda atacaksınız. İlk anda hakkında pek bilgi olmayan Sinek kalesi gizemli atmosferine sizi hapsedecek.

Fosforlu mağara: Bölgenin neresinde olursanız olun Alanya’daki tatilinizde bir deniz manzarası özelliği taşıyan Fosforlu Mağara’nın sahip olduğu güzellikleri görmelisiniz.

Bir deniz mağarası olduğundan dolayı küçük teknelerle içinden geçilebilir. Kendinizi mağarayı geçtikten sonra mağara ağzındaki tertemiz sulara atıp, farklı bir atmosferde deniz keyfini yaşayabilirsiniz. Alanya’daki turistler tarafından Fosforlu mağara, sürekli ziyaret edilir. Hem yüzmek, hem eğlenmek ve farklı bir yer keşfetmek için küçük bir gezi teknesiyle Fosforlu Mağara’yı rotanıza alabilirsiniz.

Sapadere kanyonu: Alanya otellerinden birinde güzel bir tatil yapmayı mı bekliyorsunuz. Alanya tatiliz sırasında o halde gidip görebileceğiniz ve gördüğünüz an büyülenebileceğiniz Sapadere Kanyonu’na mutlaka gitmelisiniz.

Kanyon, Sapadere Köyü’nde bulunur ve barındırdığı çayı ve manzarası ile hem keyiflendirici hem de dinlendirici noktalardan biridir. 750 m uzunluğa sahip kanyon 400 m yüksekliğe kadar çıkmaktadır. Alanya’ya Sapadere kanyonu sadece 40 km uzaklıktadır.

Kanyonda yürüyüş yapabilirsiniz, yürüyüş parkurları burada oldukça bakımlıdır. Yüzmek için Sapadere Kanyonu’nda bulunan şelalenin döküldüğü yer de çok iyi bir noktadır.

Laertes antik kenti: Cebel-i Reis dağı, Toros Dağları’nda, Dim Vadisi’nin ağzında yükselir. Savunmaya uygun, bu dağın güney etekleri olduğundan bu bölgeye kurulmuştur. Deniz seviyesinden Laertes Antik kenti 850 m yükseklikte olup, yaklaşık olarak Alanya’ya 25 km mesafede yer alır. Gözüküçüklü köyü, antik kente en yakın köydür.

Laertes antik kenti, limanı olan ve göğüs biçiminde bir tepe üzerine kurulmuş bir kenttir. Daha doğrusu burayı Strabon bu şekilde tanımlıyor. Agora, hamam, sarnıçlar, evler, tiyatro ve İmparator Claudius’a, Apollon’a, zeus Magistos’a ait tapınaklar günümüze kadar kentin ulaşmayı başaran önemli kalıntılarıdır. Helenistik döneme ait Laertes antik kentinde hiçbir kalıntıya rastlanmamıştır. Bölgenin bu da o dönemlerde korsanların elinde oluşuna ve imar faaliyetlerinin bu nedenle yapılamayışına bağlanır.

Ancak kentin tarihinin Laertes’te bulunan bir taş yazıt, çok çok eskilere dayandığını kanıtlar niteliktedir. M.Ö. 6. yüzyıla ait olduğu düşünülen ve bazı yerel isimlerinde üzerinde yer aldığı taş yazıt şu an Alanya müzesinde sergilenmektedir. Söz konusu taş yazıtta eyalet valisinin hizmetkarı ve mülkiyetle ilgili sorunlarla ilgili birtakım bir şeyler yazmaktadır.

Bir de Laertes Antik kentinin güneyinde nekropol bulunur. Birçok ostetek parçası ve osteteklerin üzerinde durduğu kaideler burada yer alır. Yolunuz eğer Alanya’ya düşerse, mutlaka Laertes antik kentini ziyaret etmelisiniz. Şimdiden keyifli tatiller.

Ostetek: Ölen kişilerin cesetlerinin yakılarak küllerinin konulduğu kaba verilen addır.

Ulaş plajı: Antalya’nın Alanya ilçesinde doğanın en güzel yerlerinden biri olan ve keyifle zaman geçireceğiniz Ulaş plajı sizleri bekliyor. Yanındaki sandalyeler, masalar, tuvaletler ve ızgara yerleri ile güzel vakit geçireceğiniz Ulaş Plajı, dinlenme ve piknik yapma imkanını sunuyor.

Bu plaj siz yüzerken ve keyiflenirken hayatınıza bir tat katacaktır. Yerli halkın genellikle ziyaret ettiği Ulaş Plajı, mükemmelliği size yaşatırken her ziyaretçisi gibi sizi de sahiplenecektir. Sularında sıkıntılarınızın tümünü yok ederek güzel bir tatil geçirmenizi sağlayacaktır.

Alanya Atatürk Evi Müzesi: Alanya’yı 18 Şubat 1935 yılında ziyaret eden Atatürk’ün bu ziyareti esnasında kalarak dinlendiği bu ev, sahibi Tevfik Azakoğlu tarafından Kültür Bakanlığı’na bağışlanmıştır. 1987 yılında da restore edilip döşenerek Alanya Atatürk Evi Müzesi ziyaretçilere açılmıştır.

Alanya Atatürk Evi’nin birinci katındaki odalarında Atatürk’ün fotoğrafları, kişisel eşyaları, Atatürk’ün Alanyalılara yazdığı bir telgraf ve diğer tarihi belgeler sergileniyor. Müzenin ikinci katındaki odalarda ise tipik Alanya evi çalışanları canlandırıyor ve çevreye özgü etnografik eşyalardan örnek sunuluyor.

Yolunuz eğer Alanya’ya düşerse mutlaka Atatürk Evi Müzesi’ni ziyaret edin.

Çimeniçi mağarası: Antalya, yaz turizmi açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Hem turistik alanlarıyla hem de doğal güzellikleri ile yoğun ilgi görmektedir.

Ziyaret edilen yerler arasında Alanya’da bulunan Çimeniçi mağarası vardır. Birbiriyle bağlantılı mağara içerisinde odacık bulunmaktadır. Bunun yanı sıra mağara iki kattan meydana gelmektedir ve içerisindeki hava oldukça serindir. Göze çarpan ve hayranlık uyandıran detaylar arasında içerisindeki traverten birikimler vardır. çevresinde bulunan doğal güzellikler ve Romalılardan kalan tarihi kalıntıları ile Çimeniçi mağarası en görülesi yerlerdendir. Çok fazla odacığı iki bölümünde de bulunduran Çimeniçi mağarasında yapılan araştırmalarda yazılı bir belgeye rastlanmamıştır.

Kızıl kule: Kızıl kule, Antalya’nın en ilgi çekici ilçesidir ve köklü bir tarihe sahiptir.

Kulenin sekizgen bir mimarisi vardır ve 33 m yüksekliğindedir. Yapımı 1226 yılında sona ermiştir. Beş katlıdır en alt katta; eski silahlar, el işi sanatları ve Selçuklu döneminden kalan eserler vardır. Alanya’yı Sultan Alaaddin Keykubat ele geçirince Alanya Tersanesi’ni koruması için Kızıl Kule’yi yaptırmıştır. Kule Alanya’nın simgesi durumundadır ve muhakkak yaz tatilini yapmak için gelenlerin ziyaret ettiği bir yapıdır.

Selinus Antik kenti: Bu antik kent Alanya’nın Gazipaşa ilçesi sınırları içinde yer alır. İlginizi çekecek bir eski yaşam alanı olan antik kentin tepesinde Ortaçağ kalesi yer almaktadır. Tepede kentin akropolü yer alır. Kilise ve sarnıç yapıtları içerisinde vardır ve günümüze kadar bu yapıtlar gelmeyi başaran parçalar arasında yer almaktadır. Sahil ve yamaç tarafında da Selinus Antik kentin yapıları bulunur. Selçuklu köşkü, hamamlar, su kemeri ve agoralar kalan yapıtlardan bazılarıdır. Kilikya bölgesinin bu bölge en önemli noktasıdır.