Ege ile Akdeniz’in kesiştiği bir noktada yer alan Fethiye, tatil popülaritesini günden güne arttırmaktadır. Tanrı Apollo’nun oğlu Telmossos’tan adını aldığı söylenir. Osmanlı topraklarına 1424’te katılan Telmessos’a; ‘Uzak şehir’ anlamına gelen Makri, sonrasında da Megri denmiş. 1934 yılında Megri adı ilk Türk pilotu Fethi Bey’in anısına, bugün kullanılan Fethiye adı ile değiştirilmiş. 1957’den sonra bugünkü Fethiye kurulmuş; büyük depremler görmüş geçirmiş, antik kentin bu nedenle de sular altında kaldığı, adeta bir Atlantis büyüsü ile donanmış Fethiye’dir.

Fethiye Gezi Rehberi: Fethiyede Nereler Gezilir? Ne Yenir? Ne Yapılır?

Eski Kent Paspatur: Paspatur; Fethiye’nin en eski yerleşim yeridir. Ahşap cumbalı otantik evleri ve rengarenk çiçekleri ile aslına uygun olarak günümüzde restore edilmiş ve korunmuştur. Hediyelik eşya dükkanları, kafeler, halıcılar, kilimciler, butikler ve kuyumcuların içerisinde bulunduğu çarşı, yüzyıllardır ismini ortasından akan Paspatur suyundan alıyor. Bu suyu efsaneye göre içenler kolay kolay Fethiye’den ayrılamaz ya da mutlaka dönüp dolaşarak kendilerini tekrar Fethiye’de bulurlarmış.

Balık Hali: Ortada yuvarlak balık tezgahı ve dört bir tarafındaki restoranlardan Balık Hali oluşmaktadır. Öncelikle balık haline girdikten sonra gideceğiniz restoranı seçersiniz, kalkar sonra da orta tezgaha gider ve yiyeceğiniz balığı beğenirsiniz. Sizin için restoran, sizin seçtiğiniz balığı pişirir ve önünüze getirir. Birçok lezzetli deniz ürünü mezesi ve salatası da pek tabii cabası… ‘Hadi bakam!’ sesleri eşliğinde sulanan balıklar hep tazedir. Ancak bu keyfi yaşamak adına cüzdanınıza uygun olan tezgahtan size Lopa almanızı tavsiye ediyoruz. Pişirme ücretini de dahil ederek yanında ferahlatıcı bir içecekle kendinize keyifli bir öğlen menüsü oluşturabilir, meşhur balık ritüeline dahil olabilirsiniz.




Kalepark: Kalepark, Fethiye’den Kayaköy’e giden tırmanış yolu üzerinde bulunur. Tüm Fethiye’yi Kalepark ayaklarınızın altına seriyor. Panoramik Fethiye manzarasını serinletici içecekler eşliğinde izlemek için ödeyeceğiniz miktar 10 lirayı dahi geçmeyecektir. İsterseniz ulaşım için de yürüyebilirsiniz ancak yokuş oldukça dik! Kayaköy minibüslerini kullanmanızda fayda olacaktır.

Tarihi Rum Mahallesi Kayaköy: Kayaköy, Fethiye’nin hayalet şehridir. 50 metrekareden her biri büyük olmayan, içerisinde şapel, kilise ve okullarında olduğu yaklaşık 300-400 konuttan meydana gelen taş evlerden oluşmaktadır. Savaşlar sonucu yakın geçmiş Osmanlı Dönemi’nde Rumlar tarafından terk edilen bir mahalledir aslında. Dağı aşarak aşağıya doğru inmeye başladığınızda yalnızca hayranlık hissedebileceğiniz derecede toplu bir hüzün ve yalnızlık barındırmaktadır. Ayrıca Kayaköy’de tırmanışlı uzun bir yürüyüş parkuru da vardır, birkaç evin içerisine girerek en yukarı tırmanıp, kiliseye ulaşabilirsiniz.

Aşağıda kiliseyi, yukarıda da Kaya evlerini görebilirsiniz.

Kral Amyntas’ın Mezarı: Dağlara oyulmuş, Fethiye’nin bir diğer büyüleyici yapı taşları arasında simgeleşmiş olan anıt mezarlardır. Helenistik dönemde yapılmışlardır. Fethiye’nin yaşadığı medeniyetlerin tümüne tanıklık etmişlerdir. En görkemlisi göreceğiniz üç mezardan Amyntas’a ait olan mezardır. Mezarların yanına isterseniz tırmanabiliyorsunuz; ancak günümüze gelene kadar hem eserlerin bozulmuş olması hem de içerilerinde hiçbir şey olmamasından dolayı dışarıdan çok daha güzel görünmektedirler.

Telmessos Antik Kenti: Eski adı ile Fethiye, ‘Işık Şehri’ anlamına gelen Telmossos, geçmişte yaşadığı büyük depremler neticesinde antik şehir denize gömülmüştür. Ortaya çıkan kalıntılar bu nedenle çok değerlidir. Antik şehri temsili açısından önemli eserlerden bir tanesi de sahile yakın konumda ortaya çıkarılan tiyatrosudur. Yapımı Erken Roma dönemi olan ve M.S. II. yüzyılda onarım geçiren bu tiyatro 5000 kişiliktir.

Şehrin içinde de ayrıca Lykia tipi birçok lahit görülür. Hemen bu kaya anıtlarının altındaki sokakta bunlardan biri vardır bir de Hükümet binası ile iskelenin yanındadır.

Birçok kalıntı ile eski Fethiye’yi gezerken karşılaşmak mümkündür. Size dolayısıyla akşamüstü serinliğinde merkez etrafında yürüyüş yapmanızı öneririz.

Gemiler Koyu: Gidiş-dönüş yolunda minibüs bulunmayan; fakat şahsi arabanızla ya da otostopla ulaşabileceğiniz Gemiler Koyu’ndan bahsedelim. Gemiler Koyu, doğal bir limandır. Aynı zamanda bu koya dalış için özel turlar da vardır. Dalma yetiniz olmasa da Gemiler Koyu, denizin üzerinden de hakikaten müthiş. Denizine girmeniz için bile tavsiye edilir. Cüzi miktarda giriş için bir ücret veriyorsunuz, oraya ulaşmak önemli olanıdır.

Fethiye Kalesi: Şehrin güneyindeki Fethiye’de tepe üzerine kurulu Fethiye Kalesi’nin Aziz John’un şövalyelerine ait olduğu rivayet edilir. Bazı kalenin kuzey kısmındaki surlarını temel hizasındaki taşlardan Helenistik bazılarının da Roma dönemine ait olduğu görülür. Günümüze dek kalabilmeyi başaran kale de birkaç belli belirsiz yazı ile hangi tarihte yapıldığı belli olmayan bir de sarnıç yer almaktadır. Kaleyi gezmek için herhangi bir ücret ödenmiyor.

Paspatur Mutfak: Yerleşim olarak Paspatur eski olduğu kadar içinde barındırdığı lezzetleri de yıllanmıştır. FEthiyede nerede ne yenir diye merak edenler için, tantuniyi yemeniz gereken adreslerden birisi olarak belirtelim. Mutfağı ufak bir büfe olmasına rağmen günün her saati lezzetinin vazgeçilmezliği ile dolar. Tantuniyi gayet ucuz bir fiyata tatmalısınız.

Fethiye-Kordon: Marina’da özel teknelerin bağlandığı yerden başlayıp, yeni kordonla birleşerek kilometrelerce devam eden Fethiye sahilin bir tarafı tur tekneleri diğer yanı da kafelerle doludur. Yürüyüşü seviyorsanız eğer Fethiye Kordon’dan daha cıvıl cıvıl bir yürüyüş parkuru bulamazsınız.

İksirci Tezcan: Tost ve meyve suyu hiç bu kadar güzel olmamıştı… Meşhur Fethiye Kordon’un sonunda kalan İksirci Tezcan’a uğramadan Fethiye’den ayrılamazsınız! Peynirli ya da karışık tostunuzla birlikte gelen turşunuzla taptaze meyve suyunuz için vereceğiniz ücret 8,5 liradır.

Fethiye Kültür Merkezi: FKM kısa adıyla, Fethiye kordonun sonundaki geniş meydanda, İksirci Tezcan’ın hemen yanında yer alan etkinlik ve kültür merkezidir. Merkez yılın her ayı aktiftir, ciddi organizasyonlara imza atmaktadır. Eğer yolunuz özellikle Fethiye’ye Eylül’ün ikinci haftasında düşerse, Günbatımı konserlerinden Çalış’ta çok önemli bestecileri programına dahil eden, ünlü çelist Bünyamin Sönmez adına düzenlene Fethiye Klasik Müzik Festivali programlarını takip etmenizi tavsiye ederiz.

Kordon’daki Kafeler: Fethiye’nin çay bahçelerinin tümünde şöyle bir güzellik var; simidinizi, ıvırınızı, zıvırınızı alarak çay bahçesine gidebilir, yalnızca içeceğinizi oradan alabilirsiniz. Uzun saatler boyunca böylece çok ama çok ucuza kalabalık ve renkli kordon üzerinde marina manzarasıyla gününüzü taçlandırabilirsiniz.

Fethiye Müzesi: Tarihe geniş bir arşive dayanan Fethiye, Arkeoloji bölümlerindeki eserler M.Ö. üç binden başlayarak Bizans Dönemi sonuna kadar tarihlenen heykel, seramik, heykel başları, metal, cam ve sikkelerin oluşturduğu eser gruplarından oluşmaktadır. Ayrıca yakındaki ören yerlerinden getirilen kalıntılar da müze içerisinde yerini almıştır.

Müzeye giriş ücreti ise 3 TL’dir.

Yeni Kordon: Fethiye artık çok daha büyük bir yer! Sahili de dolayısıyla bir hayli büyüdü. Bakımlı yolu, zevkli kafeleri ve büyüleyici manzarası olan yeni kordonda gezintiye çıkabilir, sanki dağlara uzanan bir yolculuğun parçası olabilirsiniz.

Paspatur’da Gece Hayatı: Gece hayatına dahil olmak isterseniz en doğru adres Paspatur barlar sokağıdır. Ortalama fiyatlarda içkilerin seyrettiği barlarda zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız, bu yüzden dikkatli olun; zira gece 01:00’den sonra, şehir içerisinde kalmıyorsanız eğer, maalesef minibüs bulmanız imkansız. Ayrıca müzik için canlı müzik olan barlara hiçbir ücret ödemeden girebilirsiniz.

Çalış: Bir koy olarak Çalış’ın gelişmesinin en büyük nedeni elbette taşlıklı upuzun plajı! Çalış’ın plajı halka açıktır ayrıca Kordon boyunca da otel doludur.

Yalnızca şemsiye ve şezlong için ücret ödemeniz gerekiyor; ancak almak zorunda değilsiniz.

Çalış denizinden bahsedersek, açık deniz olmasından dolayı bir hayli dalgalı. Bu nedenle de bulanık bir suyla karşılaşıyorsunuz. Deniz herkese hitap etmese de günün tümünü geçirmek için idealdir.

Yörük Çadırı’nda Gözleme: Çalış Kordon’un sonunda doğru geldiğinizde dev bir Yörük çadırı karşınıza çıkacak. Bahsi geçen çadır o. İsterseniz sahil kenarında bulunan masalarında oturarak deniz sonrası çay keyfi yapabilir ya da çadır içerisindeki lokal eğlenceye katılabilirsiniz. Fiyatları oldukça uygun olan Yörük Çadırı’nın en meşhur yemeği de elbette gözleme! Geleneksel metotlarla bol çeşitli gözlemeleri köylü teyzelerimiz yapıyor ve sizler de afiyetle yiyorsunuz.

En Güzel Güneş Batımı: Çalış, Fethiye’nin en popüler ve doğal olarak gelişmiş koyudur. Babadağı’da kıyı şeridinin kıvrılması nedeni ile kapsayacak biçimde size dev bir Fethiye manzarası vaad ediyor. Çalış kordonunda özellikle akşamları harika bir görüntü yakalayabilirsiniz ve bir sürü hediyelik eşya dükkanı, kafe ve restoranlar yer alıyor. Yürüyüş yaparak isterseniz sahilde takılabilir, isterseniz de kafelerde vakit geçirebilirsiniz.

Şövalye Adası: Ana karaya daha önceleri bağlıyken deprem sonucunda ortaya çıkmış olan Şövalye Adası, Fethiye körfezini kapatan ince uzun, lades kemiği biçiminde bir adadır ve limanı korunaklı bir hale getirmiştir. Üzerinde yerleşim yeri bulunan bölgeyi çevreleyen adalar zincirinde tek adadır. Tek tarafta yerleşim bölgesi toplanmış, diğer yanda ise dokunulmamış orman alanı olarak korunmuştur. Zehirsiz siyah yılanlar ile eğer haşır neşir olmayı göze alıyorsanız ormanda toprak patika yollar bulunuyor. Ayrıca denize adada da girebilirsiniz.

En güzel şekilde Şövalye Adası’nı gözlemleyebildiğiniz nokta Çalış’tır. Ancak oraya ulaşım söz konusu olduğunda Fethiye marinaya ulaşmanız gerekir. Gidiş-geliş yirmi liradan fazla tutmayacaktır.

Çalış’tan Fethiye’ye Tekneyle Geçiş: Bu aktiviteyi özellikle akşamları tavsiye edebiliriz. Yalnızca birden bir yere gitmeden çok daha fazlasını sunuyor. Üzerinize şehrin ışıkları vururken kapkara denizin üzerinde seyir halinde olacaksınız. Size gerçekten yıldızların göz kırptığını hissedeceğiniz, en fazla yirmi dakika süren yolculuğun sonunda yüzünüz mutlaka gülümseyerek tekneden ineceksiniz. Kişi başı tekne yolculuğunun ücreti ise 10 TL civarındadır.

Paspatur Suyu: Rüzgarla birlikte Paspatur Çarşısı’nın göbek noktalarından çıkan suyun soğukluğu suratınıza çarpar. Suyun bu sırada tam yanında oturup bir bira içmek, 42 dereceye kadar sıcaklığın çıktığı Fethiye sıcağına karşı en hikayeli çözüm olacaktır.

Kayaköy’de Gözleme: Söz konusu Ege ise patatesli, peynirli mis gibi gözlemelerin tadı da bir başka oluyor. Oturduğunuz yerde hele karşıdan evlerin manzarası varsa daha da o gözleme güzelleşiyor. Yol boyunca Kayaköy’de birçok gözlemeci görebilir, hiç tereddüt etmeden taburenize birinde yerleşerek açık ayran-gözleme kombinasyonunun tadına varabilirsiniz.

Ölüdeniz Beldesi: Dağları Fethiye’den aşarak çıkan yolunda ilk karşılaştığınızda aşık olursunuz Ölüdeniz’e. Yalnızca deniziyle değil; yeşili, dağı, ovası, cıvıl cıvıl havası, rengarenk paraşütleri ile başlı başına Ölüdeniz bir yaşam merkezidir. Serinletici içecekleri ve lezzetli deniz ürünleri lokantaları ile Ölüdeniz boylu boyunca her cebe hitap eden yerler gönlünüze taht kuracaktır. Minibüsle Ölüdeniz’e ulaşmak ise yalnızca 5 TL.

Ölüdeniz’de Tekne Turu: Herhalde Kabak ve Kelebekler Vadisi’ni duymayan yoktur. Bu koyları ziyaret etmek için peki illa kamp mı kurmanız gerekir? Yüksek sesle hayır! Sabah saatlerinde Ölüdeniz’de kalkan ve tüm gün boyunca süren tekne turları, daha önce girmediğiniz denizlere, görmediğiniz doğa harikalarına ulaşmanızı sağlıyor. Ayrıca öğle yemeği dahil sadece 15 TL. Diğer durak noktaları ise turun şu şekilde; Akvaryum Koyu, St. Nicholas Adası, Deve Plajı ve Soğuk Su’dur.

Alakalı Konular: