Modern dünyanın şehirleri tahrip eden etkisi altında İsfahan, kimliğini ve dokusunu kaybetmeden, özgün karakterini koruyabilmiş dünyanın en güzel şehirlerinden birisidir. İsfahan tipik bir Şark şehridir, sahip olduğu tarihi miras ile adeta bir açık hava müzesidir.

İsfahan, İran’da kurulan devletlerin ya başkenti ya da önemli bir sosyal siyasi merkez olmuş. İran’ın tarihi açısından da belirleyici rol oynayan şehirlerin en başındadır. Köklü sahip olduğu geçmişinde günümüze kadar gelen mimari açısından benzersiz eserleri, kültürel ve tarihi mirası ile şehir, gezginlerin her zaman ilgi odağı olmuştur.

Geleneksel İran mimarisine İsfahan ait birçok esere ev sahipliği ediyor. Safevi Hükümdarı Şah Abbas’ın bu eserlerin çoğu eseridir.

İsfahanda Gezilecek Yerler: İsfahan Gezi Rehberi

İmam Meydanı: Şah ve halkın merkezi olarak tarihte kullanılan bu meydan, spor müsabakaları, askeri techizatların düzenlenmesi ve Çogan oyunlarının oynanması, dini törenlerin yapılması, ticaret aktivitelerinin gerçekleşmesi, hükümet kararlarının ilan edilmesi birçok aktiviteyi içeridiği için kent merkezi haline gelmiştir ve şehrin politik, toplumsal ve kültürel hayatına şehrin büyük bir katkıda bulundu.




İmam Cami: Seramik ve tahta oymacılık işleri açısından mimarinin en güzel örneklerinden biridir. Caminin renkli mozaik çini süslemeleri, oldukça etkilidir.

Camilere İsfahan’da kadınların girebilmeleri için çador adı verilen geleneksel giysiyi giymeleri şarttır, kapıda çador alınabiliyor.

Şeyh Lütfulah Cami: Safevi döneminde I. Şah Abbas’ın emri ile Şeyh Lütfullah camisi inşa edilmiştir. İsmini İsfaha’a Lübnan’dan gelen İslam alimi Şeyh Lütfullah’tan alıyor. Aynı zamanda Şah Abbas’ın da Şeyh Lütfullah kayınpederidir. Dini sohbetler, dersler ve kişisel ibadet amacıyla ilk olarak yapıldığında kullanılmıştır.

Ali Gapu Sarayı: Kraliyet Sarayı olarak İmam Meydanı’nın batısında olarak bilinen Ali Gapu Sarayı, 1597’de Şah Abbas’ın emriyle yapılmıştır. Altı katlı iki yana doğru genişleyen Ali Kapu Sarayı, meydana hakim bir konumdadır. Meydandaki Şah Abbas’ın törenleri izlediği saray, ‘Ali’nin kapısı’ anlamına gelir.

Göze, her birine dik merdivenlerle çıkılan katların tavanlarında ve duvarlarında birbirinden değişik süslemeler çarpıyor. Geyik, tavus, tilki, güvercin ve bülbüller sanki acem diyarının tekmil hayvanlarıdır ve bu sarayın dört bir yanında en gösterişli ve parlak halleriyle poz vermişlerdir.

İsfahandaki Müzeler

Üç müze, Çehel Sütün Sarayı yakınında bulunuyor. Safevi ve Kaçar dönemlerine ait cam işçiliği ürünleri, minyatür, elyazmaları, seramik, Kuranlar, silahlar, tahta oymacılık eserleri İran Dekoratif Sanatlar Müzesi’nde görülebilir. Çoğunlukla Çağdaş Sanat Müzesi’nde İsfahan’lı sanatçıların güncel sergileri yer alıyor.




Zayende Nehri-Siosepol Köprüsü

Zayende Nehri, Zağros Dağları’ndan doğan ve İsfahan’ın ortasından geçip şehre hayat verir. Üzerinde, farklı medeniyet ve zamanlara ait mimari estetik ve fonksiyon bakımından birçok önemli taş köprüyü barındırıyor.

En çok bu köprülerden bilinenleri: Urgan Köprüsü, Kelle Köprüsü, Zamanhan Köprüsü, Flavercan Köprüsü, Baba Mahmud Köprüsü, Siesepol Köprüsü, Desti Köprüsü, Verzene Köprüsü, Şehristan Köprüsü. Son zamanlarda modern tarzda geleneksel tarzdaki bu köprülerin dışında köprüler de yapılmıştır.

Hacu Köprüsü: Yaya, atlı ve deve kervanları için Timur döneminin sonlarında yapılan köprü, 1650 yılında II. Şah Abbas’ın emri ile bu dönemden kala eski köprünün üzerine yaptırılmış. Bu nedenle Şah köprüsü olarak da adı geçer. Dünyanın en güzel köprüleri arasında olarak Safeviler döneminde gösterilen bu köprünün uzunluğu 133 metre, genişliği ise 12  metredir ayrıca 23 kemerden oluşur.

Bazar’e Bozurg: 11. Yüzyıla kadar tarihi giden İsfahan Büyük Çarşısı, en eski ve en büyük Ortadoğu çarşıları arasında yer alır. İmam Meydanı’nın kuzey kanadına yer alan Cuma Camisi ile de bağlantısı vardır. bu pazardan ünlü İsfahan halıları alınabilir. Sadece haftada 1 gün bu çarşı kadınlar için açılıyor.

Çehel Dohter Minaresi: Çehel Dohter Minaresi, İsfahan’daki Selçuklu Dönemi eserlerinden birisidir. Ajurlar ve Kufi hatla yazılmış kitabelerle minare süslenmiştir.

Colfa Mahallesi: Yeni Culfa Mahallesi ZAyande Nehri’nin güney kıyısında yer alır ve burada Ermeniler yaşar. Savaşlar esnasında Osmanlılarda Çağaloğlu Sinan Paşa’nın İran sınırına girmesinden önce, şahın emriyle 1604 yılında tamamen Colfa şehrinin yıkılıp, İsfahan’a burada yaşayan Ermeniler göç ettirilmiş. İsfahan’da Colfa adlı Hridtiyan mahallesini Ermeniler bu şekilde oluşturmuş.

Kendilerine Şah Abbas tarafından toprak satın alma, dini merasimlerini özgürce yapabilme, kendi idarecilerini tayin etme gibi bazı özel imtiyazlar tanınmıştır. Başta Vank Katedrali olmak üzere bu mahallede 13 Hristiyan Klisesi ve katedrali yer alır. St. MAry ve Bethlehem Kiliseleri de görülmeye değerdir.