İstanbul Beyoğlu Gezilecek Yerler Rehberi: İstanbul Beyoğlunda Nereler Gezilir? Beyoğlunda gezilecek görülecek yerler, Beyoğlunun tarihi binaları ve önemli yerleri hakkında bilgiler vermek istiyoruz.

İstanbul Beyoğlu Gezilecek Yerler: Beyoğlunda Nereler Gezilir?

Tünel Meydanı: Birçok yenilikle tanınan Padişah Abdülaziz tarafından Mühendis Eugene Henry Gavand’a Beyoğlu-Karaköy arasında çalışan Finiküler hattı yaptırılmıştır. Dünya’daki Londra ve New York Metroları’ndan sonra 3. Metro hattı olan Tünel Metro’su 1871-1876 yılları arasında inşa edilmiştir.

Bir de bu metro hattının ilginç hikayesi vardır. 1867 yılının sıcak bir yaz gününde Mösyo Gavand Haliç kıyılarından, Beyoğlu’na kadar yokuş yukarı yürümüş. Mösyö Gavand sıcak ve yorgunluktan bunaldığı için buraya bir tünel yapma fikri gelmiş aklına. Sultan Abdülaziz’e projesini iletmiş. Proje Padişah tarafından da sevilip onay verilmiş.

Halk tarafından ilk başlarda hiç sevilmeyen ve neden insan ölmeden bir fare deliğine girsin ki sözleri ile karşılanan tünel, günümüzde ise en çok yolcu taşıyan metro hatlarından biridir.




Tünel ilk hizmete açıldığında gaz lambaları ile aydınlatılmış. Bir süre deneme amaçlı hayvan taşınmış.

Alman Lisesi: Alman Mimar F.M. Cumin tarafından 1872 yılında yapılmış.

İsveç Konsolosluğu: 1870 yılında Avusturyalı Mimar Pulgher tarafından tamamlanan bina günümüze kadar o zamandan beri İsveç Elçiliği olarak kullanılıyor. Ahşap olarak 18. yüzyılda yapılan bina tamamen 1818 yılında çıkan yangında harap olmuş.

Botter Apartmanı: Botter Apartmanı, İstanbul’daki en iyi Art Nouveau tarzı yapılardan biridir. İtalyan Mimar Raimondo D’Aronco tarafından 1900 yılında yapılmıştır.

Saray’ın en iyi ve en sevilen terzilerinden biri olan J. Botter binanın sahibiymiş. Uzun yıllar burayı hem ev hem de iş yeri olarak kullanmış.

Rus Konsolosluğu: 1837-1845 yıllarında arasında Giuseppe Fossati tarafından Rus konsolosluğu yapılmıştır. 1905 yılında İtalyan G. Semprini tarafından bina restore edilmiştir.

Hollonda Konsolosluğu: Hollonda Konsolosluğu Neoklasik tarzda yapılmıştır ve Fossatti Kardeşler 1855 yılında Hollonda Konsolosluğunu inşa etmişlerdir. Fossatti Kardeşler İtalyan’dır. Uzun yıllar İstanbul’a gelmeden evvel Moskova’da mimarlık yapmışlar ve Saray Mimarlığı’na kadar yükselmişlerdir. Rus konsolosluğu ve Hollonda konsolosluğu dışında İstanbul’da, Galata’da San Pietro ve Paolo Kiliseleri’ni de inşa etmişlerdir. Ayasofya’nın da restorasyonunu yapmışlardır.

Salt Beyoğlu: Salt Beyoğlu, Beyoğlu’nda gezilecek yerler arasında ilk sırayı almaktadır. Yapı, Garanti Bankası tarafından kurulmuştur. Birçok sanat ve kültür alanlarında hizmet veren binanın üst katında Robinson Crusoe 389 Kitabevi, alt katında da ücretsiz girebileceğiniz bir sinema salonu yer almaktadır. Burada daha çok belgesel nitelikli seçkin filmleri seyredebilirsiniz.

Borusan Kültür ve Sanat Merkezi: Borusan Kültür ve Sanat Merkezi Borusan Holding tarafından açılmıştır ve 1997’de çağdaş sanatı desteklemek amacı ile kurulmuştur. Bu binada, Türkiye’nin en iyi orkestralarından biri olan Borusan İstanbul Filormani Orkestrası’na da başarılı gençleri kazandırmak amacıyla kurulan Çocuk Korosu da çalışmalarını sürdürmektedir. Ayrıca bu binada genç ve yetenekli müzisyenlere destek vermek amacı ile kurulan Borusan Kocabıyık Vakfı da hizmet vermektedir.

Saint Antuan Kilisesi: Saint Antuan Kilisesi de Beyoğlu’nda gezilecek yerlerin ilk sıralarında yer alır. İtalyan Mimar Giulio Mongeri tarafından Saint Antuan Kilisesi Neo Gotik tarzda inşa edilmiş be 1913 yılında da açılmıştır.

Mısır Apartmanı: Mısır Valisi (Hidivi) Abbas Halim Paşa’nın Osmanlı İmparatorluğu döneminde ikametgahı olan bina 1910 yılında Mimar Hovsep Aznavur tarafından inşa edilmiştir.

Binanın içi Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra restore edilerek katlara ayrılmış ve adı da mısır Apartmanı olmuştur.

Aznavur Pasajı: Art Nouveau tarzında, Ermeni Aznavur Ailesi tarafından 20. yüzyılın başlarında inşa edilmiştir. Aznavur Pasajı’nın üst katlarında eskiden Aznavur Ailesi ikamet edermiş.

Günümüzde ise aksesuar, takı ve çeşitli kıyafetlerin satıldığı küçük dükkanları görüyoruz.

Hacopulo Pasajı: Hacopulo Pasajı, İstiklal Caddesi’nin en tarihi yapılarından biridir ve 1871 yılında yaptırılmıştır. Tam olarak Hacopulo Pasajı’nı kimin yaptığı bilinmemektedir. Rum Terzi Hacopulo tarafından inşa edildiği bazı kaynaklarda belirtilirken, bazılarında da Rum Tüccar M. Hacopulo, Rum Banker Kiryako John Hacopulo ya da Galatalı Banker Yorgo Zarifi Hacopulo gibi isimlerin yaptırdığı belirtilmektedir.

Burada bir dükkanda Namık Kemal’in sürgüne gönderilmesine neden olan İbret Gazetesi basılırmış. Bu pasajda ünlü fotoğrafçı Ara Güler’in babasının da eczanesi varmış. Günümüzde birçok kafeye de bu pasaj ev sahipliği etmektedir.

Panayia Rum Ortodoks Kilisesi: Hacopulo Pasajı’na girdikten sonra solda bulunan merdivenden yukarı çıktığınızda Panayia Rum Ortodoks Kilisesi’ne ulaşıyorsunuz. 1807 yılında kilise açılmış ve 1893 yılında da restorasyondan geçmiştir.




Elhamra Han: 1922 yılında Elhamra Han Ekrem Hakkı Ayverdi tarafından Neo Klasik tarzda yapılmıştır. Dönemin şık ve iyi sinema salonlarından biri de hanın içinde açılan Elhamra Sineması’ymış. Fırsat bulduğunda Atatürk’te burada film seyredermiş. Buradaki sinema salonu 1999 yılında yanmış.

Galatasaray Lisesi: 15212 yılına kadar tarihi dayanan Galatasaray Lisesi, 1868 yılında bugünkü görünümüne Sultan Abdülaziz döneminde kavuşmuştur. 16. yüzyılda ilk defa Topkapı Sarayı’nda verilen eğitimlere destek vermesi için Sultan II. Beyazıt tarafından kurulmuştur. İstanbul’da Galatasaray Lisesi, İstanbul Üniversitesi’nden sonra en eski eğitim kurumudur.

Osmanlı İmparatorluğu’nun 19. yüzyılda batılılaşma ve modernleşme çalışmalarına hız verince, burada bulunan eğitim binaları genişletilmiş ve yenilenmiştir. Fransız eğitim modelini, Sultan Abdülaziz’in getirmesi ile Fransızca dersleri de başlamıştır.

Galatasaray Meydanı: Galatasaray Lisesi’nden adını alan meydan, çeşitli protesto gösterilerine günümüzde ev sahipliği etmesi ile ünlüdür.

Örs Turistik İş Merkezi: Bina 20. yüzyılın başında Ermeni ailesi Esayanlar tarafından yaptırılmıştır ve İstiklal Caddesi’nin en güzel yerlerinden biridir.

Yemek Kulubü-Markiz Pastanesi: Markiz Pastanesi olarak eskiden bilinen mekanın yerinde şimdi Yemek Kulubü hizmet vermektedir.

Atlas Pasajı: Sultan Abdülmecit ve Sultan Abdülaziz zamanlarının Atlas Pasajı, ünlü bankeri Ermeni Agop Koçeoğlu tarafından 1870 yılında inşa ettirilmiş. Pasaj Beyoğlu’nda gezilecek yerler arasında bulunmaktadır. Nu pasajda Sultan Abdülaziz’in bir de özel dairesi varmış. Binayı Koçeoğlu Ailesi, Ermeni Kilisesi’ne devretmiş. Bina, Roma’daki bir pasajdan esinlenerek yaptırılmış ve Borovalı kardeşler tarafından 1930 yılında satın alınmıştır. Borovalı Han olarak bir süre adlandırılan Atlas Pasajı’nda dönemin en güzel ve ünlü bale ve tiyatro eserleri sergilenmiş.

Çiçek Pasajı: Yunanlı Mimar Kleanthes Zano tarafından 1870 yılında Cite de Pera adı ile inşa edilmiş. Gaz lambaları ile açıldığı dönemde aydınlatılan ve musluklarından su akan, bölgenin en lüks apartman dairesi buradaymış. Dönemin daha sonraları son moda kıyafetleri tasarlayan terzileri burada hizmet vermiş.

Çiçek Pasajı Beyoğlu’nda gezilecek yerler arasında ilk sıralardadır. Kapsamlı bir onarımdan 2005 yılında geçmiş ve hala yerli yabancı turistlerin en çok sevdiği yerlerden biri olmaya devam etmektedir.

Galatasaray Postanesi: Ermeni Mimar Theodor Sıvacıyan tarafından 1875 yılında cephesi mermer olarak yapılmıştır. 1907 yılında bina, Postane Telgraf Nezareti tarafından satın alınmış. İngiliz ve Alman Telgraf şirketleri de bir dönem aynı binada hizmet veriyormuş. Buradan İstnabul Radyosu, BBC ve Alman radyoları da yayın yapmış. 1977 yılında Galatasaray Postanesi tamamen yanmış. Bina daha sonra onarılarak 1998 yılında müzeye dönüştürülmüş.

Sahne Sokak: Beyoğlu Balık Pazarı olarak uzun yıllar bilinen sokakta, hala bugün daha çok turistlere yönelik eşya satan dükkanları görüyoruz. Yıllardır sokakta bulunan Şampiyon Kokareç en sevilen yerlerden biridir.

Halep Pasajı: M. Hacar Aleppo tarafından 1885 yılında yaptırılmıştır. Son moda aksesuar ve takı mağazalarını burada bulabilirsiniz.

Avrupa Pasajı: Avrupa Pasajı, İstiklal Caddesi’nin en güzel pasajlarından biridir. 1870 yılında Mimar Pulgher tarafından yapılmış. Bir benzeri Paris’te bulunan pasaja, Aynalı Pasaj adı da verilir. Burayı eskiden aydınlatmak amacı ile yakılan gaz lambalarının ışığını yansıtmak için aynalar kullanılırmış.

Anadolu Han- Rumeli Han- Afrika Han: 19. yüzyılda Anadolu Han, Rumeli Han ve Afrika Han Ragıp Paşa tarafından yaptırılmış. Uzun yıllar boyunca Ragıp Paşa Sultan II. Abdülhamit’in danışmanlığını yapmış ve en güvendiği kişilerden de biriymiş. Yıllarca kardeşi Arif Bey, Abdülhamit’in Saray Doktorluğu’nu yapmış. Padişahlıktan Sultan II. Abdülhamit ayrılıp yerini V. Mehmet’e bıraktıktan sonra Midilli Adası’na Ragıp Paşa sürgün gönderilmiş.

Osmanlı İmparatorluğu’nun hakimiyet kurduğu kıtaları Anadolu Han, Rumeli Han ve Afrika Han temsil etmektedir.

Günümüzde Anadolu Han Flo Mağazası’na ev sahipliği etmektedir.

Mango Binası: Burada eskiden ‘Vakko’ mağazası vardı. Şapka devrimi sonrasında Vakko ailesi servetini kazanmış. Fes yasaklandıktan sonra, Kapalıçarşı’da bir şapka dükkanı açmışlar. Beyoğlu’nda daha sonra şimdiki Mango Mağazası’nın bulunduğu yerde çok şık bir yer açmışlar. Mağaza Beyoğlu’nda açılıp Nişantaşı’na taşınınca, buraya da Mango Mağazası açılmış.

Aya Triada Beyoğlu Rum Ortodoks Kilisesi: P. Kapanaki tarafından 1882 yılında inşa edilmiş. Kilisenin güzel bir de bahçesi bulunmaktadır. İstanbul’un fethinden sonra Osmanlı İmparatorluğu yapılan en büyük kilisedir. Kiliselerin o döneme kadar kubbeli yapılmasına da izin verilmemiş. İlk defa kubbe yapılma izni Aya Triada Kilisesi ile birlikte hayata geçirilmiş.

Fransız Büyükelçiliği: 1868 yılında Fransız Mimar M. Carre tarafından Fransız Büyükelçiliği yapılmış. Aynı zamanda binada Fransız Kültür Merkezi de hizmet vermektedir. Fransızca Dil Kursları Fransız Kültür Merkezi kapsamında verilmektedir. Daha önceden aynı yerde Veba Hastanesi varmış.

Fitaş Sineması: Hizmet vermeye 1960 yılında başlamış.

Reboul Eczanesi: Jean Cezar Reboul Fransa’da eczacılık eğitimi almış ve bu eczaneyi kurmuştur. 1895 yılında İstanbul’a inşaat mühendisi olan babasını ziyaret için gelmiş. İstanbul’u çok sevdiğinden dolayı burada kalarak bir eczane açmak istemiş ve Rebul eczanesini kurmuş. Eczacılık fakültesinde 1920 yılında okuyan Kemal Müderrisoğlu adında bir genç bu eczaneyi çok sevdiğini ve staj yapmak istediğini belirterek başvurmuş. Burada çalışanların Jean Cezar Reboul mutlaka Fransızca bilmesi gerektiğini söylediği için genç 1 yıl Fransızca Dil eğitimi altıktan sonra burada işe kabul edilmiş. Kemal Müderrisoğlu’nu Jean Cezar Reboul oğlu gibi sevmiş ve 1938 yılında emekli olurken Rebul eczanesini ona devretmiş. Hala eczane Kemal Müderrisoğlu’nun oğlu Mehmet Müderrisoğlu tarafından işletilmektedir.

Günümüzde de Fransa’nın Provence bölgesinden getirilen lavantalarla imal edilen Rebul Kolonyası çok sevilmektedir.

Ağa Camii: Hüseyin Ağa tarafından 1595 yılında yaptırılan camii, bugünkü halini 1934 yılında almıştır. Camii, Demirören İstiklal yapılırken büyük hasar almış, kapsamlı bir onarımdan geçirilerek tekrar 2014 yılında ibadete açılmıştır.

Demirören İstiklal: 20. yüzyılın başlarına kadar binanın tarihi gitmektedir. Burada 1950 yılına kadar Saray Muhallebicisi ve bir sinema hizmet veriyormuş. Bütün bina daha sonra çıkan yangında hasar almış ve kullanılamaz hale gelmiş.

Demirören Holding tarafından 1980 yılında satın alınan bina şu anda Demirören İstiklal olarak hizmet vermektedir.

Terkos Pasajı: Seri sonu, defolu ve outlet ürünleri İstiklal Caddesi’nde ucuz alışverişin adresi olan pasajda bulabilirsiniz.