Türkiye’de Gezilmesi Gereken Yerler listesi hazırlamaya çalıştık. Sizler için Türkiyede gezilmesi gereken 50 yer belirledik.

Gelibolu-Kömür Limanı: Adının aksine efsanevi berraklıkta bir suyu vardır. Türkiye’nin en iyi deniz suyu listesinde ilk sıralarda yer alıyor.

Yeri; 1 km Gelibolu Eceabat yönünde gidip sağa sapın. Fındıklı Köyü tabelasını takip edin. Karşınıza 12 km sonra köy çıkacak. Köyün girişinde bulunan Kömür Limanı tabelasını takip ederek yaklaşık 6 km sonra limana ulaşacaksınız.

iztuzu-plaji-dalyanİztuzu Plajı- Dalyan: Dünyanın en büyük altıncı plajı olan İztuzu Plajı Muğla’nın Ortaca ilçesinde Dalyan’da bulunmaktadır. Yaklaşık 5400 metre uzunluğundadır. Dünyanın en güzel plajları listesinde yer almaktadır… Doğallığı ve temizliği ile gelenleri kendisine hayran bırakan bu plajın asıl sakinleri ise caretta caretta kaplumbağalarıdır. Saat 20:00-08:00 saatleri arasında bu plajda ses çıkarmak ve ateş yakmak yasak… Kaplumbağalar için tedavi merkezi bile bulunuyor.

İztuzu Plajının bir tarafı Akdeniz’in tuzlu suyuna, diğer tarafı ise tatlı suya bakmaktadır. İstediğiniz tarafta yüzmeyi deneyebilirsiniz…

Bozcaada Akvaryum Koyu: Kalabalık ve restoranlar tarafından Bozcaada’ya gittiğinizde işgal edilmiş. Ayazma Plajı’na gitmenizi önereceklerdir. Bir değişiklik olsun biz Akvaryum Koyu’na gitmenizi tavsiye ediyoruz.

Yer; kendi aracınızla ya da merkezden kiralayabileceğiniz araçlarla ulaşımınızı yapmanız gerekir. ayazma plajından sonra 20 dakikalık bir mesafe daha yol alıyorsunuz. Kendiniz ulaşımınızı sağladığınız gibi, adanın diğer yerlerine göre küçük bir koy olduğu için büfe, restoran gibi hizmetler burada bulunmuyor. Kendiniz yiyecek ve içeceklerinizi hazırlayarak buraya gitmeniz sizin için oldukça faydalı olacaktır.




Datça Ovabükü Koyu: Plajı çakıl-kum karışımı ve suyu berraklığı ile sizleri çağırıyor. Bir takım restoran ve tesisler olsa da hala zarar görmemiş yerlerden birisidir.

Yer; günün değişik saatlerinde Datça’dan Ovabükü’ne dolmuşlar kalkıyor, onları kullanabilirsiniz.

Fethiye Ölüdeniz: Sadece yaşanır… Büyüleyici havasını tesisler bile olsa havasını kaybetmemiş bir doğa harikasıdır. Şiddetle yamaç paraşütü yapmanızı tavsiye ederiz.

Yer; yaklaşık 14 km Fethiye’den yol yapmanız gerekir. yarım saat kadar sürmektedir. Fethiye’den minibüsler kalkmaktadır.

Dalyan İztuzu Plajı: Uzunluğu 4,5 km olan bir plajdır. Dünyada söylenene göre bir benzeri daha yokmuş. Deniz suyuyla tatlı suyun arasında kalmış olmasından dolayı tam bir doğa harikasıdır. Caretta Carettalar plaja yumurtalarını bıraktığı için Kaplumbağa plajı olarak da bilinir. 20:00-08:00 saatleri arasında kaplumbağaları rahatsız etmemek için diğer saatler de halka açıktır.

Yer; Dalyan’dan kalkan dolmuş tekneler ya da minibüslerle ulaşabilirsiniz.

Selçuk Pamucak: Her zaman kumlu ve dalgalı deniz sevenlerin tercih edeceği, palmiyelerle kaplı, kum sahil… kimseler de pek bilmediğinden kafanızı upuzun sahilde dinleyebilirsiniz.

Yer; İzmir’in güneyine inip, Selçuk’tan dalga seslerini takip edin. En fazla olduğu yer!

Foça Sazlıca Plajı: Zaten Foça’ya huzur merkezi olarak belirleyebiliriz; ancak Sazlıca bambaşka bir tanımı hak ediyor. Deniz canlısının onlara farklı türüne rastlayabileceğiniz, dalış için efsane bir mekandır.

Yer; Çok uzun olmayan ancak Eski Foça ile Yeni Foça arasında derin bir koydur.

Marmaris Delikyol Koyu: Sessiz, tek bir tesis bulunan efsane bir denize sahip Marmaris koyudur.

Yer; Muhteşem doğası ile Selimiye’ye 7 km kala Delikyol Koyu ile karşılaşacaksınız.

Fethiye Kelebekler Vadisi: Adı artık birçok kişi tarafından bilinse de hala giden kişi sayısı çok fazla olmuyor. Denize o vadide girmekse gerçekten paha biçilemez.

Yer; Araçlarla Fethiye’den gidiliyor. Ancak araç girecek bir yer kadar iniyor. Gerisi de tabana kuvvet! Zaten güzel olanı da bu…

Kalkan Patara Plajı: Uzunluğu tam 12 km olan, ince kum plaj, caretta carettala’rın yumurta bıraktıkları koruma bölgesindeki plajlar arasındadır. İncecik kumundan dolayı Yeşilçam filmlerine çöl sahneleri için ev sahipliği etmiştir. Antik kent de biraz gerisinde bulunmaktadır. Rüzgar sörfü için de oldukça elverişli bir bölgedir.

Yer; Antalya Patara arası Kalkan’a bağlı 208 km mesafededir ve yaklaşık 3 saat 30 dakika kadar araçla sürmektedir.

Gökova Yedi Adalar: Mavi yolculuk eğer sizin içinse en doğru tatilse birkaç gün burada kalmanızı tavsiye ederiz. Dalış için de oldukça uygun olan koyda, insan sakinlikten de deliriyormuş demeyin sakın.

Yer; Araç girmeyen Gökova’da enfes yerlerden biri daha. Bodrum’dan kalkan motorlarla gidebilirsiniz.

Fethiye Kabak Koyu: Kabak tadını her şeyde almak istediğiniz cennet köşelerden biri daha. Daha çok konaklama ise bungalov tarzı ağaç evler ve çadırların olduğu kamplarda mümkün. Hem sıcak ortamı hem doğası ile kalabalıktan hoşlanmayanlar için çok güzel bir alternatiftir. Ayrıca Kelebekler Vadisi’ne düzenlenen tekne turları ile günübirlik gidip gelebilirsiniz.

Yer; Köye giden minibüslere Fethiye’den biniyorsunuz. Ulaşım sonrasında ise köyden büyük arazi araçları ile sağlanabiliyor.

Kastamonu Gideros Koyu: Karadeniz’in hırçın sularının arasına gizlenmiş bir cennet. Tatilinizi Türkiye’nin en sakin koylarından birinde yapmak istiyorsanız çok fazla konaklayacağınız yer şansınız yok. Burası da zaten güzelliğini biraz bu sakinliğine borçlu.

Yer; Araç ile Kastamonu’dan ve Amasra’dan ulaşım olduğu gibi tekne ile de ulaşım mümkündür.

Marmaris Bozukkale Bencik Koyu: Araçla gidiliyor fakat kamp yapmaktan başka çareniz yok. Tatilcilerin, herhangi bir kamp alanı da olmadığı için çok tercih etmediği, yatların uğradığı, bu nedenle de tertemiz kalmış bir cennettir.

Yer; Datça’yla Marmaris arasında minicik bir ada ile bölünen nefis bir koy.

Muğla Akyaka: Denizle Azmak nehrinin buluştuğu o müthiş güzellik, Akyaka… Kamp yapmayı eğer seviyorsanız buraya bir kez uğradığınızda burada bütün yazı geçirebilirsiniz.

Yer; Gökova’ya ulaştıktan sonra 30 km’lik yaklaşık bir yol daha almanız gerekiyor. Ya da direkt Akyaka minibüslerini de seçebilirsiniz.

İshak Paşa Sarayı: 5 km Doğubeyazıt’a uzaklıkta sarp kayaların üzerinde bulunur. Türkistan, Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin özelliklerini bir arada taşıyan tam 116 adet odası vardır.

Amasya Evleri: Yeşilırmak’ın kenarında sıralanmış, tüm Osmanlı evlerinin özelliklerini taşıyan bu evler, şehri görmek adına en iyi nedenlerden biridir.

Mardin Taş Evleri: Mardin, dinlerin harmanlandığı bir şehirdir. Taş evlerinin özellikle dikkat çektiği şehir, görselliği ile sizi büyüleyecek!

Aspendos Amfitiyatrosu: Romalılar tarafından M.S. 2. yüzyılda inşa edilmiştir. 15 bin kişilik kapasitesi bulunur ve şu anda en iyi korunmuş tarihi yapılardan biridir.

49 km Antalya’ya mesafede bulunur.

Cumalıkazık Köyü: Eğer Osmanlı dönemini merak ediyorsanız, burası tam da size göre!

Bursa yakınlarında Osman Gazi’nin yaptırdığı köy, Osmanlı mimarisinin önde gelen örneklerindendir. Sadece Bursa’ya 2 km mesafede bulunur.

Eğirdir Gölü: Bu göl Isparta’da bulunur. Görüntüsü yılın her mevsimi mükemmeldir. Asıl rengi camgöbeği, fakat bazı günlerde ve saatlerde farklı renklere bürünmektedir. Halk arasında bu yüzden ‘Yedi Renkli Göl’ olarak bilinmektedir.

Nemrut: Adıyaman’ın Kahta ilçesinde yer alır. Komagene Krallığı’na ait antik kenti içerisinde barındıran milli parkta, aslan ve kartal, 7 metreye varan dev heykeller görebilirsiniz.

Minyatür Göl ve Abant: Minyatür göl Bolu’nun hemen yakınında bulunur ve gölde yürüyüşler yapabilirsiniz. Daha büyük gölün yer aldığı Abant’ta ise fayton ve bisiklet gezileri ile doğanın tadını çıkarabilirsiniz.

Gökçeada: Eğer Gökçeada’ya geldiyseniz Kaleköy’de ülkenin son gün batımını seyredebilirsiniz, çünkü ülkenin en batısındasınızdır… Dibek kahvesini Zeytinli’de içebilir ve Rum köylerini gezebilirsiniz.

Olimpos: Likya, Roma ve Bizans’a ait tarihi yapıları ile bilinir. Buraya eğer yolunuz düşerse Çıralı’da 3 bin yıldır yanan ateşi görebilir ve hem doğanın hem de tarihin tadını, müthiş kumsalında ve denizinde çıkartabilirsiniz.

Harput: Açık hava müzelerine Elazığ’ın Harput ilçesi taş çıkarmaktadır. İlçesinde bulundurduğu görülmeye değer yapılar; Ulu Cami, Meryem Ana Kilisesi, Buzluk Mağarası ve müzesi ile ön plandadır. Türkiye’de gezilmesi gereken yerler arasında yer alır.

Efes Antik Kenti: Bu antik kent 4 bin yıllıktır. Çeşmeleri, kiliseleri, çarşıları, mağaraları, her şeyi ile tam bir turizm merkezidir.

Ayder Yaylası: Rize’nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı olan yaylada, serin havanın tadını çıkartabilirsiniz. Ladin ve kayın ormanları ile yayla kaplıdır. Zengin florasının yanı sıra yeterince kaplıcası ile de dikkat çekmeyi başarmaktadır. Ayder Yaylası’ndan daha ileride bulunan yaylalar, doğallık açısından çok daha hoşunuza gidecektir. Yukarı Kavrun Yaylası’na minibüsler ile gidebilirsiniz. Buradaki buzul göllerine kadar yürüyüş yapabilir, huzurluca vakit geçirebilirsiniz.

Zeugma: Zeugma, Gaziantep’in Nizip ilçesinde bulunur. Roma döneminde kalma mozaikleri ile tanınmaktadır.

Amasra: Sakin bir tatilin en iyi adreslerinden biridir. tatil yapmanın yanı sıra tarihe de tanıklık edeceksiniz. Cenova şatosunu, kilisesini ve müzesini ziyaret etmeyi ihmal etmeyin.

Gelibolu: En kanlı Birinci Dünya Savaşı’nda çarpışmaların yaşandığı Gelibolu Yarımadası’nın tarihi kalıntıları sizi derinden etkileyecek.

Ani harabeleri: Türkiye-Ermenistan sınırına yakın, Arpaçay nehrinin kenarında kurulan kent, M.Ö. 350-300 yıllarına aittir. Ocaklı köyüne harabeler yakın, Kars’a da 48 km mesafede bulunur.

Gürleyik Şelalesi: Eskişehir’in Mihalıççık ilçesine bağlı ufak bir köy, Gürleyik. Nallıhan-Mihaliççık yolu üzerinde bulunuyor… Doğallığı korunmuş, harika bir takım şelale olarak tarif edebiliriz. Huzurlu bir yer arayanlar için mutlaka gezilmesi gereken yerlerden birisi… Ankara , Eskişehir ve Bolu’ya yakın bir şelale…

Kocayayla: Av ve doğa turizmi açısından mükemmel bir yerdir. Kocayayla, Bursa’nın tarihi oldukça eskilere dayanan Keles ilçesinde bulunur ve av ve doğa turizmi açından vazgeçilmez yerlerden biridir. Temiz ve serin havada doğayla iç içe inşa edilen ahşap evlerde tatil yapmak isteyen tatilcilere yeni bir yaşam alanı sunar.

Arboretum: Ağaçların ve odunsu bitkilerin yetiştiği bir botanik bahçesi olarak isimlendirilen ‘arboretum’ Zonguldak’ın Gökçebay ilçesine bağlı Bakacakkadı beldesinde keşfedilmeye değer önemli yerlerden biridir.

Pygela: Kuşadası’nın 3 km kadar kuzeyinde Pygela, küçük bir antik kenttir. Sağlık şehri olarak Pygela kurulan ilk kent olarak bilinir. 10 yıl süren Truva savaşları sırasında, Argos Kralı Agammnon yorgun düşen askerlerini dinlendirip savaş gemilerini onarmak için Kuşadası’nda bulunan Pygela’yı kurmuştur. Askerlerin bozulan sağlıklarını ve yıpranan morallerini kent yakınında bulunan şifalı sularla geri getirmeyi başarmıştır.

Yedi Adalar: Yedi Adalar, doğal güzelliği ile ünlü ve mercan kayaları ile çevrilidir. Tekne ile Gökova’ya yapılan mavi yolculukların en güzel uğrak noktalarından bir tanesidir. Meltem rüzgarını yazın alıp çam ormanları ile de çevrilidir. Burada; yürüyüş yapılabilir, yüzüp dalınabilir ve yelken sporları için de oldukça elverişlidir.

Gölyanı Yaylası: Gölyanı Yaylası, Giresun’da keşfedilmiştir. Türkiye’de ekoturizmin gözdesidir. 50 dolayındaki Gölyanı Yaylası’nın otantik yayla evi, gölü ve ladin ağaçlarından oluşan yaylaları görenleri etkisi altına almaktadır.

Ortakent: Bodrum yarımadası’nın Ortakent-Yahşi batısında kalır. Yeşilliklerin arasından uzanan ince yollarla denize inilen eski köy özelliğini koruyabilmiş bir beldedir. Şimdilerde ‘Camel Beach’ ismiyle anılan bölgenin en batısında yer alan ancak eskilerin ‘Kargı Koyu’ olarak bildiği, sanki sonsuz bir kumsalmışcasına uzanan doğal bir plajı ile büyüleyicidir. Eskiden beri kumsalda yatan ve otlayan develerden ‘Camel Bach’ adını almıştır. Ayrıca dünyanın pek az yerinde görebileceğiniz zambakları plajın kumsalında görebilirsiniz. Güneşin en güzel battığı yerlerden biri de Ortakent-Yahşi’dir.

Şövalye Adası: Körfezi koruyormuş gibi Fethiye Körfezi’nin ağzında yerleşmiştir Şövalye Adası. Suya batmış evleri, patika yürüyüşleri ve şehir duvarları etrafında yapılan kano gezileri, Haçlı seferlerine ait kalenin kalıntıları çevresinde yapılan keşif turlarıyla meşhurdur.

Yenişarbademli: Denizden 1150 m yükseklikte, Toros ve Anamas dağlarının birleştiği noktada, yeşilliğin hakim olduğu Isparta’nın Yenişarbademli ilçesi, doğal güzellikleri ile ilgi çekmektedir.

Birçok uygarlığa tarih boyunca ev sahipliği eden Roma ve Bizans dönemlerinin Gorforum Antik kenti olarak da isimlendirilen Isparta’nın Yenişarbademli ilçesi, yalnızca tarihi ile değil, birbirinden farklı renklerin buluştuğu doğasıyla da beğeni toplar.

Yeşil kalmayı dört mevsim boyunca başaran Yenişarbaemli, Pınargözü Mağarası’yla da potansiyeline, Dedegül Dağı ile de dağcılı turizmine katkıda bulunur.

Karaburun: Karaburun, İzmir’in en küçük ilçesidir. Birçok yapılaşmanın görülmediği koyu ve doğası ile Türkiye’nin bilinmeyen cennetleri arasında yer alır. Keskin virajlarla İzmir ile arasındaki 130 kilometelik yolun örülü olmasından dolayı ulaşım sorunları olan Karaburun, yarımada üzerinde bulunan 1 belde ve 13 köyün merkezi konumundadır.